Simültane Tercüme

Simültane çeviri Türkçe ifadeyle eş zamanlı çeviri olarak adlandırılır. Bu çeviri sırasında tercüman/tercümanlar, ses geçirmeyen bir kabinde otururlar ve önlerinde doğrudan dinleyicilerin kulaklıklarıyla irtibatlı (telsiz) mikrofonlar bulunur. Simültane çeviri sırasında konuşmacının sesi bir kulaklık vasıtasıyla eşzamanlı olarak tercümana/tercümanlara aktarılır ve tercüman/tercümanlar eşzamanlı olarak dinlediği/dinledikleri konuşmayı yine eşzamanlı olarak dinleyicilerin dilinde dinleyicilere aktarır. Konuşma, simültane (anında) tercüme sayesinde dinleyicilere aynı anda birçok tercüman tarafından birçok dilde aktarılabilmektedir.
Ancak bu tercüme sırasında birçoğumuzun doğal olarak bilmediği bazı sorunlar baş gösterir. Örneğin: Fiiller bazı dillerde, Türkçe gramatik yapının tam tersine kelimenin başında kullanılır. Yani tercüman, bazen bir anlam verebilmesi için konuşmacı cümlesini bitirene dek dinlemek zorundadır. (Örneğin: Ben eve gidiyorum) Almancada (gidiyorum ben eve) olarak ifade edilir. İşte bu tür ifadelerde tercümanın konuşmacının nereye gittiğini anlayabilmesi için cümleyi sonuna kadar dinlemesi gerekmektedir. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz eşzamanlı kavramı (tercümandan da beklenen eşzamanlı çeviri) bu tür sebeplerden dolayı bazen mümkün olamamaktadır. Bu küçük örnekten de anlaşılacağı gibi tercümanın tercüme esnasında çok büyük bir konsantrasyona ihtiyacı vardır ve bu sebepten dolayı da çevrede oluşabilecek muhtemel seslerden etkilenmemesi için ses geçirmez bir kabinin içinde bulunmaktadır.